Sisin içinde dört gece, on altı ıslak pati
Bolu'nun yukarısında, Büyükgöl'ün kenarında sabahlar bembeyaz başladı. Kediler çimene ilk kez gerçekten bastı; biri hemen geri döndü, öteki bir kurbağanın peşine takıldı.
Faralya'dan Kabak'a inen yol, 50 beygirlik bir motorun hayal edebileceği en dik şey. Aşağıda bizi rüzgâr, keçiler ve Çakıl'ın hayatının en uzun şekerlemesi bekliyordu.
Yazıyı okuyoldan, sıcağı sıcağına
Bolu'nun yukarısında, Büyükgöl'ün kenarında sabahlar bembeyaz başladı. Kediler çimene ilk kez gerçekten bastı; biri hemen geri döndü, öteki bir kurbağanın peşine takıldı.
Çamlıhemşin'den Ayder'e tırmanırken yağ sıcaklığı ibresi hiç görmediğim bir yere gitti. Her virajdan sonra beş dakika mola verdik, her molada bir bardak çay içtik.
Sabah beşte brülör sesiyle uyandık. Vadiden yüzlerce balon yükselirken dört kedi ön camda yan yana dizildi; ikisi meraklı, ikisi sinirli.
Şuhut yakınlarında şarj lambası yandı. Yarım saat sonra T2 bir buğday tarlasının kenarında durdu ve bize iki gece, bir sanayi sitesi ve yeni bir dost bıraktı.
Geyikli iskelesinde sıra beklerken Çakıl kum kabının içinde uyuyordu. Feribot kalkınca uyandı ve bütün yolculuk boyunca martılarla göz göze kaldı.
yolculuğun asıl sahipleri
En güzel yolculuklarımı Yoldaş ile yaptım. Bu defterdeki her yolda biraz onun izi var.
Bir gün yollarımız ayrıldı. Nerede olduğunu bilmiyoruz.
Yeni bir yazı yayınladığımda kısa bir e-posta gönderirim. Ayda bir ya da iki kez, fazlası değil.